ÇELİŞKİ YAŞATAN ZITLIKLAR: SEÇME MİMARİSİ

Gündelik hayatta çoğumuz işaretlerle ve bu işaretleri seçme durumuyla karşılaşırız. Bu seçimleri yaparken beynimizin otomatik sistemiyle hareket eder, eğer karşılaştığımız işaretler düşünce sistemimize el verişli tasarlanmamışsa hataya düşebiliriz. Kumandanın açma kapama ve ses tuşları normal tasarımda biraz daha iri ve belirgin tuşlardır. Eğer cihaz tasarımında bu tuşlar olağandan farklı olursa hata yapıp cihazımızı kapatabiliriz veya istemeden kanal değiştirebiliriz.  Bu konuyu önce bir kaç örnekle açıklamaya çalışalım.

Richard H. Thaler ve R Sunstein’ın “Nudge (Dürtme)” kitabında yer verdiği, Thaler’in  gözlemlediği bir durum şu şekildedir;

Bir sınıftaki öğrenciler ders esnasında sessizce dışarı çıkmak zorunda kaldıklarında sınıf kapısını kullanmak zorundadır ve bu sınıfın kapısı herkesin dikkatini çekebilecek bir yerde, ön taraftadır. Kapı çift kanatlı açılmakta ve kapı kanatlarının her birinin üstünde silindir şeklinde kulplar bulunmaktadır. Kapıdan çıkmak isteyen her öğrenci kapıyı kulplardan tutarak önce  kendine çekmektedir. Fakat kapı dışa doğru açılmaktadır. ilk önce kapının içe doğru çekilmesi diğer öğrencilerin dikkatini çekmekte ve daha sonra çıkacak olan öğrencilerin de kapıyı hangi yöne açmaya çalışacağı merak konusu olmaya başlamıştır. Her öğrenci kapının dışa doğru açıldığını bildiği halde, kulpları tuttuklarında otomatik olarak önce kendilerine çekmektedirler

Bu tür kapılar kötü mimari örnekleridir. Kapı it beni derken, saplar çek beni der.  Psikolojideki “Dürtü cevap uygunluğu” ilkesini ihlal ederler. İnsanlar, algıladığı sinyalin arzulanan aksiyonla uyum içerisinde olmasını isterler. Bu konudaki uyumsuzluk performansı etkiler ve insanları hataya sürükler. Otomatik sistem çoğu zaman düşünme sistemine galip gelir. Bu sebeple markaların ürünlerini tasarlarken mimarisine önem vermesi  müşterileri ile ilgili sürdürülebilirlik açısından son derece önemlidir.

Son olarak iyi seçilmiş bir mimariye Don Norman’ın “The Design of Everyday Things” kitabında yer verdiği iyi tasarlanmış ve kötü tasarlanmış iki ocak resmiyle örnek vermek isterim. aşağıda sağda gördüğünüz resimdeki gibi, iyi seçim mimarisi, tüketicinin hayatını kolaylaştıracak ve hata yapmamasını sağlayan şekilde olmalıdır.

 

İyi seçme mimarisi, pazarlamanın bir parçasıdır. Konu pazarlamaysa da, Peter Drucker’ın  çok anlamlı bulduğum ve geçerliliğini hep koruyacak olan bir sözüyle yazımı bitirmek isterim;

Pazarlamanın amacı, satış yapmayı gereksiz hale getirmektir

 

Okurken de size eşlik edecek güzel bir dinleti önerimi de kabul buyurun:)

Mkabasakal


Kaynak:
Thaler ve Sunstein, 2017 / Kotler, 2015
Lütfen Beğenin ve Takipte Kalın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.