Dünya’da ve Türkiye’de Sosyal Medya:Web 2.0

Paylaşmak güzeldir...
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
Hem oku&hem dinleti

Teknolojinin hızla gelişmesi ve internetin hem kullanım hızının hem de kullanım alanının genişlemesi ile birlikte gerek sosyal alanlarda gerekse de iş hayatında eski alışkanlıkların ve iş görme şekillerinin birçoğu farklılık göstermiştir. Bu değişiklikler hayatımıza birçok yeni kavramın girmesini de sağlamıştır. Bu kavramlardan biri de sosyal medyadır. En sade tanımıyla sosyal medya; “insanların internet üzerinden yer ve zaman sınırlaması olmaksızın fikirlerini ve görüşlerini belirtmelerine olanak sağlayan, internetin sunduğu multimedya özelliklerini sınırsız bir şekilde kullanım imkanı tanıyan, aynı zamanda başka kişilerle ile karşılıklı görüş̧ alışverişine ve paylaşıma dayalı bir interaktif ortamın varlığını hayata geçiren bir geniş̧ tabanlı platform olarak tanımlanabilir”.  İnternet teknolojisinin gelişmesinin bir sonucu olan sosyal medya, kişilerin kitlelere yayınladıkları monologları sosyal medya diyaloglarına çevirerek, insanların sosyalleşme ihtiyaçlarına destek olan bir etkileşimli kitle iletişim aracı olarak öne çıkmıştır. Sosyal medya, haber ve bilginin demokratikleşmesini desteklemektedir. Sosyal medya; insanları içerik tüketicileri olmaktan çıkarıp, içerik üreticilerine dönüştürür.

Web 2.0; Önceki dönemde ekonomisi küçülüp yok olması beklenen internet şirketleri, ortadan kalkmak yerine yenilenmiş teknolojileri ve stratejileriyle tekrar doğmuştur. Gelişen teknolojiyle, internette daha önce okuma ve alışveriş yapmayla sınırlı olan internet üzerindeki yetkinlik giderek artmaya başlamıştır. Bu interaktifliğe ve bilginin özgürce hızlı bir şekilde paylaşıldığı yeni web konseptine “Web 2.0” adı koyulmuştur. Bu sisteme bu adı veren 2004 yılında O’Reilly Media’ nın kurucusu Tim O’Reilly’ dir.

İnternetin veSosyal medya’ nın Dünya’da ve ülke ülke kullanım istatistiklerini her yıl yayınlayan we are social
sitesinin verileri heyecanla beklenmektedir. Her nekadar bu yazı için biraz geç olsa da, fayda sağlayacağını düşünüyorum.

Hadi başlayalım:)

Aşağıda iki istatistik tablosunda görüldüğü üzere, Dünya nüfusu 2018 in başından sonuna gelindiğinde 7.59 milyardan 7.65 milyar a artış göstermektedir. İlk çeyrekte, Dünya nüfusunda internet kullanıcısı toplam nüfusun %53 ünü oluştururken bu oran %55 e çıkmıştır. Aktif sosyal medya kullanıcısı 3.196 milyar ile %42 lik bir pay alırken, 3.397 milyar kullanıcıya ulaşarak %44 e çıkmaktadır. Sosyal medyanın gücünün arttığını yıl içinde bile görme şansımız bu şekilde kaçınılmazdır. Nüfusun %67 lik 5.118 milyarı kişisel mobil cihaz kullanmaktayken, 3.179 milyarı mobil cihazdan sosyal medya kullanmaktadır.

2017 verilerle karşılaştıracak olursak en büyük artış mobil ve sosyal medya kullanımında olduğu görülmektedir.

Web trafiğini oluşturan bireyler aşağıdaki grafiğe göre, %41 i dizüstü ve masaüstü bilgisayar kullanırken, %51.6 sı mobil cihazlarını, %4.2 si ise tablet cihazlarını kullanmaktadır

2017 yılında Facebook istatistikleri incelendiğinde 2 milyar kullanıcı ile lider konumundaydı. 2018 sosyal medya kullanım istatistiklerine göre Facebook 2.23 milyar kullanıcı ile yine birinci sırada karşımıza çıkıyor. En çok kullanılan ikinci platform olan Youtube‘u Instagram takip ediyor. Bu sıralamanın ilk çeyrekte paylaşılan sosyal medya istatistikleri ile aynı olduğunu görülüyor. Aşağıdaki grafikte de görüldüğü üzere, 2013 den beri global mobil data kullanımı hızla büyümektedir.



Globalde mobilden yapılan paylaşım ve internet kullanımlarının %76.6 sı android destekli akıllı cihazlardan yapılırken, %20.7 si İOS tabanlı Apple cihazlardan yapıldığı görülmektedir.

Şimdi de Wearesocial ve Hootsuite nin 2018 ikinci çeyrek Türkiye istatistiklerine bakalım;

Total nüfusa baktığımızda 81.3 Milyon nüfusa sahip olan ülkemizin, 54.3 milyonu internet kullanıcısıdır. 54.3 Milyonluk internet kullanıcısının da 51 milyonu aktif olarak sosyal medya kullanmaktadır. Nüfusun yaklaşık 59 milyonu mobil telefon kullanıyor ve mobil telefon kullananların yaklaşık 44 milyonu sosyal medya kullanıcısı. Bir bakıma 15 milyonluk bir kitle, telefonu eski usül-telefon niyetine kullanıyor:)

2017 istatistikleriyle karşılaştırıldığında ise, Türkiye’de internet kullanıcıları geçen yıla göre %13 artarken, sosyal medya kullanıcıları %6 oranında artış gösteriyor.

Demografik yapıya baktığımızda, Türkiye nüfusunun %50.7 kadınlardan oluşurken, %49.3 ü erkeklerden oluşmaktadır. Nüfusumuz geçen yıla oranla %1.5 lik bir atışta görünüyor. Yaş ortalaması oldukça genç olan Türkiye’nin (31.4) okuryazarlık oranının da %95 lerde olduğu 2018 de internet ve sosyal medya kullanımında ilklerde olması da şaırtıcı değil. Fakat aşağıda istatistiklerde görünen %75 şehirleşme olması da hernekadar başka bir konu olsa da, insanların köylerinden şehirlere göç etmesi, tarım arazilerimizi verimli kullanamama açısından iç açıcı değil. Şahsi fikrim, buna çare olabilecek en iyi çözümlerden birisi Demir yolu ağının ülkenin her noktasına ağ örmesi… Ulaşım kalitesi iyi olursa, insanlar olduğu ve doğduğu yerleri terk etmek zorunda kalmayacaktır.

Ülkemiz insanlarının internette zaman harcamalarına baktığımızda ise, günün ortalama 7 saatini online geçiriyoruz. Bu 7 saatin 2.5 saati ise sosyal medya ile geçiyor

Türkiye’ de popüler olan sosyal medya sitelerine baktığımızda, Dünya sıralamasının aksine başı Youtube çekiyor. Daha öncelerde ilk sırada Facebook un geldiğini anımsarsak, iyi bir durum. Çümkü Youtube gerçekten iyi kullanıldığında çok eğitici bir site haline geldi. TV de bize sunulanları öğrenmemiz yerine Youtube da öğrenme özgürlüğümüz kaçınılmaz. Zaten son zamanlarda Netflix in global olarak benimsenmesi, geleneksel medyadan neden uzaklaşıldığının da göstergesi.  Youtube’ u arkasından dev kullanıcı kitlesiyle Facebook ve Facebook un sahip olduğu mesajlaşma ağımız Whatsapp takip ediyor. Sıralamada ilk 4 ün 3 ünü Facebook şirketleri almış olarak görünüyor. Youtube bildiğiniz üzere Google a ait.

Aşağıdaki istatistikte ilgimi çeken app ise Letgo. Bence geri dönüşüm açısından Letgo nun aktif kullanılıyor olması benim hoşuma gidiyor. İNsanlar artık eski eşyalarını çöp e göndermektense, ona ihtiyacı olan bir başkasını bulabiliyor. Hatta Letgo yerelleştirilip, pazar haline bile getirilmeli. Avrupanın çoğu ülkesinde bu şekilde insanlar alışveriş yapabiliyor. Kullanılmamış bir sürü ikinci el eşya sahibini ucuz fiyatlara bulabiliyor.


Web 2.0 dönemiyle insanlar artık sadece etkilenmeyi değil, etkileşimde olmayı tercih ediyor.

Konuyu biraz da Marka ile ilgili kullanımlara getirmek istiyorum.

Sosyal medyanın sağladığı hızlı erişim imkanının nimetlerinden faydalanırken, bu hızın aksi durumlarda markanın itibarını bir anda yerle bir edebilme tehlikesinin de olduğu unutulmamalıdır. Uzun yıllar pazarda başarılı bir çizgisi olan bir marka, bir gün içinde her şeyini kaybedebilmektedir. Buna günümüzden örnek olarak, tam da Facebook’ un şu an içinde bulunduğu Cambridge Analytica skandalı çok isabetli olmaktadır. 2004 yılında kurulup, günümüze kadar hızla büyüyen, tüm Dünya’ da büyük bir kitlenin üyesi olduğu bir marka, bilerek veya bilmeyerek içinde bulunduğu olaylar neticesinde bir gecede milyar dolarları bulan zararın içine girmiştir. Hakkında diğer sosyal medya platformlarında #deletefacebook (Facebook’u sil) konulu hashtag ler açılmış, kitleler çok hızlı bir şekilde birbirine temas ederek, üyelerin hesaplarını silmeleri için bir kampanya başlatmışlardır. Marka suçlu veya suçsuz olduğu bilinmeden bile çok hızlı bir şekilde üye kaybına uğramıştır. Bu gibi örneklerle birlikte, markaların sosyal medya yı kullanırken, profesyonel destek almaları, hatta sosyal medya kullanımı ile ilgili çizgileri olan kurallar çıkarmaları ve uygulamaları kaçınılmaz olmaktadır. Aksi taktirde, bir anlık veya bir cümlelik bir hata, çok büyük bir değer, para ve zaman kaybına yol açabilmektedir.

Selamlar,

Mkabasakal


Kaynak

  • Sosyal medya kullanımının marka algısına etkisi: ilaç sektöründe bir uygulama/Mustafa Kabasakal- tez.yok.gov.tr

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir